Home
Sağlık Sistemi
Sağlık Sistemi Üzerine Görüşlerim

Sağlık Sistemi Üzerine Görüşlerim

Sağlıkta Reform neden şarttır?

critical-thinking

Ülkemizde sağlıkta ciddi sorunlar vardır. Bunları şu şekilde özetleyebiliriz:

1- Sağlıkta sistemsizlik ve yasa dışılık
2- Hastaların kendi cebinden harcayarak sağlık hizmeti almaları
3- Sağlık hizmeti sunucularına duyulan güvensizlik
4- Kamusal 3. basamak hizmet sunulan yerlerde dar zamanda yoğunlaşma, hizmete ulaşım sorunları
5- Kamu acil servis hizmetlerinin yetersizliği
6-  Yoğun bakım hizmetlerinin yetersizliği
7- Sağlık bakanlığı örgütlenme yetersizliği
8-  Kamu hastanelerinin yönetilmesindeki kaos, israf ve verimsizlik
9- Özel hastanelerin gelişmesinin tıkanması, denetimsizlik ve standart dışılık
10- Koruyucu sağlık hizmetlerinin aşılamadan öteye geçememesi, gıda güvenliği ve çevre kirliliğine duyarsızlık ve sigara yasağının uygulanmaması.
11-  Yaşlanan nüfusun ve Kıbrıs Cumhuriyetinin aldığı kararın getirdiği olumsuzluklar
12-  İlaç kontrolü, temini
13-  Sağlık turizmi
14-  Tıp Fakülteleri ve tıp fakültesi hastaneleri
15-  Hasta Hakları

1- Sağlıkta sistemsizlik ve yasa dışılık
Sağlık sistemi kamusal ve özel olmak üzere iki koldan sürdürülmektedir. Sağlık hizmetlerinin büyük bir kısmı kamusal düzeydedir. Bu sosyal devlet açısından önemlidir. Korunmalı ve geliştirilmelidir. Buradaki temel sorun kamusal alanda kamu hekimlerinin çok büyük bir kısmı ayni zamanda özelde de klinik veya özel hastane sahibi kişiler olmalarıdır. Kamu hastanelerinde dar zamanda (9-13 saatleri) hizmet veren kamu hekimlerinin bu uygulaması Anayasa Mahkemesi tarafından yasaklanmış ama hükümetler tarafından göz yumulmuş bir uygulamadır. Yasa dışı bu uygulama beraberinde birçok sorunu getirmekte, denetimsiz, istikrarsız bir süreç oluşturmaktadır. Bu hekimlerinin çoğunun özel klinik ötesinde özel hastanelerin kurucu ortakları olduğu kesindir. Hal böyle olduğu içinde kamusal alanda sabit bir ücretle hizmet vermelerinin hiçbir motivasyonu olmamakta, özel çalışma hayatlarına daha fazla önem vermektedirler. Çalıştıkları kamu hastaneleri sahibi oldukları özel hastane veya kliniklerinin rakibidirler. Bu neden ile ekonomik akıl kamu hastanelerin gelişmesine katkı yapmalarını engellemekte, çalışma saatlerine uyumsuzluğu getirmekte, hasta odaklı yüksek kalite standardında hizmeti önlemektedir. Kamu hastanelerinde insani ve hekimlik mesleğinin getirdiği olumlu vicdan ve kamu baskısı hizmet vermelerinin tek koşulu olarak durmaktadır. Bu ikilem çalışma performanslarını olumsuz etkilemektedir. Bir ana önce bu anomali düzeltilmelidir.

2-Hastaların kendi cebinden harcayarak sağlık hizmeti almaları
Yukarıda ortaya konulan gerekçelerden dolayı hastaların önemli bir kısmı kendi ceplerinden para harcayarak KKTC’de özel klinik, hastane veya TC ve yurtdışındaki hastanelerden sağlık hizmeti almaktadırlar. Gelişmiş ülkelerde sağlık hizmetini kendi cebinden harcayarak alan hasta oranı yaklaşık olarak %20 civarlarındadır. TC sağlıkta reform programı başlamadan önce 2002 yılında cepten sağlık harcamasının toplam sağlık harcamasına oranı %19,8 iken 2011 yılında %12 oldu. 2011 fiyatlarıyla kişi başı cepten sağlık harcaması 2002 yılında 139 ¨ iken 2011 yılında 113 ¨ oldu. Görülüyor ki sağlık açısından vatandaşların finansal risklerden korunması anlayışı ile yapılacak reformlar vatandaşları beklenmedik sağlık sorunları nedeni ile fakirleşmeden, borçlanmadan koruyacaklar, bunun yanında malpraktis yasaları ile hekim ve hastaları sigortalanarak oluşacak komplikasyon veya malpraktis sonucu vatandaş mağduriyetleri tanzim edilecektir. Bunun yolu Genel sağlık sigortası yasası çıkarmakla ve bu yasayı toplumun geneline yaymakla mümkündür. Ayrıca özel sağlık kuruşlarından sağlık hizmeti alırken hizmet bedelinin bir kısmının sağlık sigortası tarafından ödenmesi ve özel sağlık kuruluşların hastalardan alacakları hizmet bedellerinin sınırlandırılması hastaların cebinden çıkan para miktarını azaltmada ikinci önlemli adım olmalıdır.

3-Sağlık hizmeti sunucularına duyulan güvensizlik
Ülkemizde sistemsizlik gerek özelde gerek ise kamusal sağlık sisteminde önemli bir hasta memnuniyetsizliği ve güvensizliğine yol açmıştır. Hasta memnuniyeti sağlık harcamalarını artırmadan sağlanması mümkündür. Bunu en önemli ayağı israfın önlenmesi ve verimliliktir. TC’de reformlar sayesinde sağlık hizmetlerinden duyulan memnuniyet 2003’te %39,5 iken 2011’de %76’ya yükseldi. Bunu yaparken ise toplam sağlık harcamalarını GSMH içinde oranı değişmedi. Performansa dayalı ödeme sistemi, tam gün çalışma prensibi, randevu sistemi, kamu ilaç harcamaları, laboratuar ve radyolojik tetkik tasarrufu yanında poliklinik oda sayısını artırarak verimlilik artırılmıştır.

4-Kamusal 2 ve 3 basamak hizmet sunulan yerlerde dar zamanda yoğunlaşma, hizmete ulaşım sorunları:
Tam gün çalışma prensibi ile hastalara verilen hizmetler gün içine yayılmalı, hasta muayene oda sayısı artırılmalı, her doktor için muayene odaları oluşturulmalıdır.

Hastaların randevu alarak doktorlara muayene olması esastır. Sabah saatlerinden hastane koridorlarında oluşturulan kuyruklar günümüz çağdaş sağlık hizmetinin bir parçası olamazlar.

Aile hekimliği yaygınlaştırılmalı, sağlık örgütlenmesi, sağlık ocakları fonksiyonlarını artırarak aile hekimleri ve diş hekimleri ile birince basamak sağlık hizmetleri desteklenmelidir. Böylece kişiye yönelik koruyucu hizmetler ve evde yaşlı hastalara yönelik hizmetler bir arada yönetilmelidir. 2 ve 3 basamak sağlık hizmetleri bir sevk zinciri sonucu hasta görmelidirler.

5-Kamu acil servis hizmetlerinin yetersizliği
Acil servisler hızlı karar verme ve müdahale gerektiren sağlık sorunlarında önemli yerlerdir. Acil olmayan hastalarla işgal edilmesi ihtiyacı olan hastaya zamanında ve yeterli müdahale olasılığını azaltmaktadır. Acil servislerinde mutlak acil olmayan hastalarla yoğunlaşması kamu hastanelerinde sağlık hizmeti süresinin sabah dar saatlere sığdırılması ve beraberinde getirdiği muayene sırası bulmada zorluklardan kaynaklanmaktadır.
Acil servisler pratisyen veya yeni başlayan doktorlarla döndürülen bir ortam olamaz, kendisine göre bir takım özel bilgileri gerektiren yerlerdir ve özel eğitimli hemşire ve doktorlar ile hizmet organize edilmelidir. Bu günkü yapısı ile hem hemşire hem de hekimlerin zorunlu olarak hizmet vermek zorunda oldukları yerler olarak algılanmaktadırlar.

6- Yoğun bakım hizmetlerinin yetersizliği
Yoğun bakımlar kritik hastalar için önemli yerlerdir. Buralarda sorumlu hekim çerçevesinde kurulacak yoğun bakım eğitimi almış bir ekiple hastaların tedavisi yapılmalıdır.

7-Sağlık bakanlığı örgütlenme yetersizliği aşılmalıdır.
Sağlık bakanlığı tüm sağlık hizmetlerinin standart koyucusu, denetleyicisi, sağlıkla ilgili verileri toplayan ve değerlendiren bir kurum haline getirilmelidir. Sağlıkta stratejik planlama oluşturarak bugünü ve yarını programlamalıdır. Kamu hastanesi başhekimi gibi davranmaktan öte görevleri olduğunu hatırlamalıdır.

Bunun için: Stratejik Yönetim ( doğru stratejiler geliştirerek hedeflere ulaşmayı sağlayan yönetim sürecidir) oluşturulmalıdır.

Stratejik Yönetim Sistemi; Stratejik Planlama, Uygulama ve Kontrol süreçlerinden oluşmaktadır. Stratejik Planlama: temel ilke ve politikaları, amaçları, hedefleri, performans ölçütlerini, bunlara ulaşmak için izlenecek yöntemleri ve kaynak dağılımlarını kapsamaktadır. Stratejik Uygulama: Belirlenen faaliyetlerin uygulanması ve hedeflerin gerçekleşmesidir. Stratejik Kontrol: İzleme, değerlendirme ve raporlama sürecinden oluşmaktadır.
Böyle bir organizasyon için teşkilat yapısı düzenlenmelidir.

8- Kamu hastanelerinin yönetilmesindeki kargaşa, israf ve verimsizlik önlenmelidir.
Her şeyden önce kamu hastaneleri yönetimleri kısmen özerkleşmeli, kendi bütçeleri ve kontrol edilebilir bir yönetimleri olmalıdır.( Döner Sermaye uygulaması ) Başhekimlerin yetki ve sorumlulukları artırılmalıdır. Hastanelere yetki devri yapılmalı, kendi kaynaklarını kullanma serbestliği verilmelidir. Ameliyat ve muayene saatleri tam gün sayesinde artırılmalı, performansa dayalı bir ödeme planı çerçevesinde sabit maaşın yanında çalışan hekimler teşvik edilmelidir. Hastanelerin gereksiz masrafları göz önünde tutularak performansı etkilemesi sayesinde azaltılmalı, böylece israfın bizzat sağlık personeli tarafından kontrolü temin edilmelidir.

Performans veya döner sermaye katkısı hekimlerin hizmetlerinin ölçülebilmesini, ölçülen hizmetler değerlendirilip üretenlere yansıtılması, hastanelerde çalışma saatlerinin doğallıkla uzaması ve tam güne kolay geçişin sağlanmasını sağlayacaktır.

Performans sistemine karşı bazı hekimlerden ciddi bir muhalefet söz konusu olabilir. Bunun sebebi ölçülebilen ve denetlenen bir prim sağlanmasını bazı hekimlerin mevcut bugünkü durumlarına uygun düşmemektedir. Düşünün ki kamu hekimleri ayrıca özelde çalışarak devlette aldıkları ücretlerin 1-10 katı kadar daha fazla kazanmaktadırlar. Yüksek oranda vergi denetiminden uzak kazanılan bu ekstra ücretleri dünyanın hiçbir yerinde devletin sağlaması mümkün değildir. Hiçbir sistem bunu başaramaz. Bundan dolayı sağlık sistemi reformunda tüm iyi niyetli girişimlere bir mazeret bularak onların olumsuzluklarını ön plana çıkararak muhalefet edilecektir. Performansın etik olmadığını, hekimleri asimetrik bilgi avantajını (hastanın bilemeyeceği bir bilgiye sahip olma) kullanarak haksız kazanç elde edileceği, indikasyonsuz ameliyatların artacağını savunmaktadırlar. Oysa unutulmamalıdır ki bunu savunan hekimlerin büyük bir kısmı özelde de hasta görmekte ve gerekirse ameliyatlarını yapmaktadırlar. Çalıştıkları oranda performans adı altında teşvik olayına karşı olan bu hekimler, tam güne karşı çıkmakta, kamuda çalışırken özelde hastadan para alarak hizmet vermeye karşı çıkmamaktadırlar. Emekten yana, emeğin değerini ön planda tutan anlayış herkesin sabit bir maaş değil de yaptığı işin niteliğine ve niceliğine uygun bir yöntemle ücretlendirilmesi savunmalıdır.

Bir kar payı olarak performans ayni zamanda döner sermayenin bir sonucu olduğu için sistemdeki kaçakları önlemede, ucuz malzeme sağlanmasında katkı sağlamada, her türlü tetkik israfını önlemede ve hastaların bekleme sürelerini azaltılmasında katkı sağlayacaktır.

Döner sermaye, performans, fon ödemesi gibi kavramların hayat bulması bilgisayar otomasyonunun hastanelerde kurulması ile başarılabilir. Dünya sağlık örgütünün hastalık kodlarını içeren bir veri tabanı ve fiyatlandırılmış hizmetlerden oluşan bir veri tabanı mutlaka yaygınlaştırılmalı, hastane örgütlenmesi içinde bunlar kullanılmalıdır. Böylece sağlık istatistiklerinin büyük oranda öğrenilmesinde olanak yaratacaktır. Bu istatistikler sağlık bakanlığı projeksiyon ve politikalarını belirleyecek önemli verilerdir.

9-Özel hastanelerin gelişmesinin tıkanması, denetimsizlik ve standart dışılık
Yaklaşık 10 yıl önce DPÖ ve Kalkınma Bankası aracılığı ile özel hastanelerin teşviki çerçevesinde verilen uzun vadeli krediler sayesinde ülkenin birçok bölgesinde kurulan özel hastaneler, apartman dairelerinden bozma kliniklerden hastane olarak projelendirilmiş yapılara dönüştürülmüş, kolektif çalışma koşuları geliştirilerek özel hizmet kalitesinin artmasına yol açmıştır. Özel sağlık hizmetleri kamu sağlık hizmetlerinin hiçbir zaman bir alternatifi olamazlar ama onun tamamlayıcısı unsurları olmaya adaydırlar. Bu neden ile özel hastaneleri kamu sağlık şemsiyesi altına çekmek önemli bir adım olacaktır. Bugüne kadar olan yatırımlar, bina, tıbbi teknoloji, yatak gibi yatırımların israfı önlenecek kamu hastanelerinden memnun olmayanlara alternatif bir yol olacaktır. Genel sağlık sigortası buralardan alınan hizmetlerin bir kısmını karşılaması, geri kalan ise yine sağlık bakanlığının ve KTTB belirleyeceği ücret oranında hastaların katkısı ile tamamlanmalıdır. Böylece hizmet bedeli mutlak olarak denetlenecek, çare arayan vatandaşın cebinden hak edilenin üzerinden bir bedel alması önlenecektir. Sağlık ekonomisi kayıt altına alınacak ve hakkaniyet esasları çerçevesinde vergilendirilecektir.

Özel hastanelere sağlık fonunu açan TC’de eleştirildiği gibi sağlık özel sektöre kaymamıştır. Yapılan denetimler ve kontroller sayesinde özel sağlık harcamaları tüm sağlık harcamalarının %20’sini geçmemektedir. Önümüzdeki yıllarda hedeflenen oran bunun ayni kalacağı yönündedir. 2002 yılında kamu sağlık harcamaları toplam sağlık harcamalarının %70 iken bu oran 2013 yılında %81 ulaşmıştır. Görüldüğü gibi sağlık fonlarının özel hastanelerdeki hizmetler sırasında da kullanılması özel sağlık harcamalarının oransal miktarını artırmamakta, devletin sorumluluğunu azaltmamaktadır.

Özel hastaneler ve klinikler sağlık bakanlığının oluşturulacağı denetimler sayesinde sürekli kontrol edilmelidir. Finansman, alt yapı, teknoloji ve sağlık ekibi istenilen standartlara uygunluğu sağlanmalıdır. Ülkemizin nüfusu göz önünde tutularak her türlü hastane ve muayene sayısı sınırlandırılmalıdır. Bugünkü gibi 60-80 bin nüfusa 2-3 özel hastane sayısı çok yüksektir. Bu hastaneleri birleştirerek her türlü verimsizlik önlenmeli, israf azaltılmalı, kalite artırılmalı ve gelişen teknolojiyi takip edilebilmesi ve kalitenin sürdürebilirliği sağlanmalıdır. Standart dışı yerlerde ameliyat yapılması önlenmelidir.

10-Koruyucu sağlık hizmetlerinin aşılamadan öteye geçememesi, gıda güvenliği ve çevre kirliliğine duyarsızlık ve sigara yasağının uygulanmaması.
Koruyucu sağlık hizmetleri çok önemlidir. Sağlık ocakları temelinde bu hizmetler yaygınlaştırılmalıdır. Gıda güvenliğine önem verilmeli, gıda denetimleri artırılmalıdır. Hayvancılık ve tarım sağlıklı gıda tüketimi konusundaki sorunlar çözülmelidir. Tavuk üretiminden tutunda, yoğurt üretimine kadar birçok alanda soru işaretleri mevcuttur. Çevre kirlenmesi ön plandadır. Mağusa limanının çevresel olumsuz etkileri, teknecik elektrik santrali, petrol dolum tesislerindeki yakıt sızıntılarının üzerine gidilmeli, yenilenebilir enerji kaynakları teşvik edilerek enerji üretiminde fuel oil yanması sonucu oluşturulan çevre kirliliği azaltılmalıdır.

Bağımlılık yapan maddelere karşı savaş açılmalıdır. Kapalı alanlarda sigara yasağı daha katı değerlendirilmeli, devlet kararlılığı gösterilmelidir. Sigara yanında alkol ve diğer bağımlılık yapan maddelerle savaşılmalı. Bağımlılıktan kurtulma için gerekli merkezler oluşturulmalıdır.

Obezite giderek artmakta kanser, HT ve DM gibi hastalıklara yol açmakta ve kronik hastalıkları artırmaktadır. Obezite ile bir program temelinde savaşılmalıdır.

Gece kulüpleri, çok eşli ilişkiler sayesinde cinsel yolla bulaşan ve bir kısmının kansere yol açtığı hastalıklarla savaşılmalıdır.

İşçi sağlığı ve iş yeri koşulları, meslek hastalıkları ve iş kazaları konusunda önlem alınmalıdır.
Erken tanı için kanser tarama çalışmaları yaygınlaştırılmalı, ulusal programlar oluşturulmalıdır.

11- Yaşlanan nüfusun ve Kıbrıs Cumhuriyetinin aldığı kararın getirdiği olumsuzluklar
Sağlık hizmetleri ve finansmanı doğumdan itibaren beklenen yaşam süresi sayesinde giderek daha derin sorunlarla karşılaşmaktadır. Yaşlı nüfus beraberinde kronik hastalık sayısında ve kanser hastalığı görülmesinde artışa neden olmuştur. Hal böyle olunca gelişen ve ayak uydurulması gereken sağlık teknolojisi, ilaç harcamaları, sürekli hasta bakımı (yatalak ve bakıma muhtaç kişilerin ülkemizde 5000 civarında olduğu tahmin ediliyor) sayesinde sağlık harcamaları miktarı kaçınılmaz olarak artacaktır. Kamu maliyesine düşen yük artırılamadığı takdirde, kısacası bütçeden sağlığa pay artırılamadığı takdirde önümüzdeki yıllarda kargaşa daha da artacaktır. Bu neden ile ülkemizde erken emeklilik uygulamaları göz önünde tutularak emeklilerin sağlık harcamalarına belli bir oranda katkı sağlamaları mutlaka düşünülmelidir.

Kıbrıs Cumhuriyeti aldığı bir kararla Kıbrıslı Türklere artık bedava hizmet vermemeye başlamıştır. Bu azımsanmayacak sayıda bir vatandaşın sağlık sorunlarını KKTC çözmesi demektir. Özellikle kanser hastalarının aldığı bu hizmetin ortadan kalkması, buradaki onkoloji tedavi ve takip ihtiyacını artıracaktır. Ekonomiye getireceği yükün yanı sıra hizmet alımında yoğunlaşmayı getirecektir. Kanser hastaları iyi sayılan, yüksek memnuniyet ile Kıbrıs Cumhuriyetinde aldığı hizmetten sonra onkoloji uzmanının sürekli olmadığı bir merkezde alacakları tedavi ciddi bir moral bozukluğunu getirecektir.

12- İlaç kontrolü, temini

medicine_control
Artan kronik hastalıklar ilaç tüketimini artırmaktadır. Ülkemizde maalesef ilaç tüketimi kontrol altında değildir. Kişinin günlük ihtiyacı üzerinde ilaç alması mutlak olarak denetlenmemekte, ilaç israfı olmaktadır. İlaç tasarruf amacı ile kamu hastanelerinde de sağlanmaktadır. Bu beraberinde bir takın sorunlar getirmekle birlikte kamu maliyesi açısından ihale sonucu alındığı için önemli bir tasarruf oluşturmaktadır. TC ilaç tüketimini hem mali hem de bireysel kontrol (İlaç takip sistemi) altına alarak önemli oranda ekonomik tasarruf sağlamıştır.

Kontrolsüz ilaç satışı ülkemizde çok önemli bir sorundur. Gelişmiş ülkelerde antibiyotik kullanımı, narkotik ilaçlar gibi çok sıkı kontrol ve denetim altında satılırken, ülkemizde eczacıların dahi rahatlıkla verdiği ilaçlar arasındadırlar. Buda bakterilere karşı direnci artırırken, basit enfeksiyon hastalıklarında daha pahalı tedavilere yol açmaktadır.

13-Sağlık turizmi

551241-4423-1
Sağlık turizmi küçük bir ülke için ne kadar geçerlidir bilmiyorum ama bildiğim önemli bir konu bazı hastalıkların cerrahi tedavisinde çok önemli oranda hasta sayısı yurt dışına çıkmaktadır. Bu ameliyatlar ülkemizde kolayca yapılmasına rağmen, kesinlikle söyleyebil irim ki bu durum olumsuz önyargılar ve art niyetli yönlendirmeler sonucudur. Bunun üzerine gidilmesi ile yurt dışına yönelen sağlık harcamasının engellenmesi ülke ekonomisi açısından azımsanmayacak bir katkı sağlayacaktır.

Diğer bir taraftan diyaliz hastalarının hizmet alacağı oteller oluşturulması, turizme hizmet edecek bir unsur oluşturmaktadır.

Sağlık sisteminin düzenlenmesi ve geliştirilmesi sayesinde İngiltere’de yaşayan Kıbrıslı Türklere ve burada yaşayan yabancılara vereceğimiz hizmet oranında bir artış olması ayrıca söz konusudur.

14- Tıp Fakülteleri ve tıp fakültesi hastaneleri

wnm
Bu kurumlar ülkede devletin kamuya bağlı çözemedikleri sağlık sorunların çözümünde önemli bir katkı sağlamanın yanında, kariyer düşünen hekimler açısından bir olanak sağlamaktadırlar. Bu neden ile önemlidirler. Kamuda bürokrasinin ve yasaların getirdiği çıkmazlar, üniversitelerin esnek maaş politikaları bazı sorunları çözebilir. Üst ihtisas gerektiren veya nadir görülen bazı ihtisas dallarında kamuda istihdam için yeterli şartlar sağlanamadığı durumlarda üniversiteler böyle durumlarda önemli bir araç olabilir. Devlet bu neden ile üniversitelerin hastaneleri ile anlaşma yaparak sağlık hizmeti almaları gerekmektedir. Bu anlaşmalar TC ile olduğu gibi hizmet bedelleri devletin kapasitesin üstüne çıkılmadan kontrollü olmalıdır. Paket programlar bu durumlarda önemli ve sağlık hizmeti bedelini ödeyecek sağlık fonu için koruyucudur. Devlet bina, yatak ve pahalı sağlık yatırımları için çok dikkatli olması gerekir. Bu yatırımlar şu andaki KKTC’de hastane yatak, bina ve tıbbi görüntüleme cihaz yoğunluğu düşünüldüğünde oldukça gereksiz gibi görülmektedir. Mevcutlardan uygun şartlarda yararlanmak esas olmalıdır.

15- Hasta Hakları

patient_bill_rights
Bu haklar esastır. Herkes için gereklidir. Hatta doktorlar için bile. Bu çerçevede düzenlemeler yapılmalıdır.

  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  

Leave a Comment

*

*