Home
Fıtık (Herni) hakkında sormak istedikleriniz?
IMG_20141212_114906

Fıtık (Herni) hakkında sormak istedikleriniz?

Fıtık ve Fıtık Tedavisi Hakkında Bilmek İstedikleriniz?

(Genel Cerrahi kapsamına giren Kasık Fıtıkları, Göbek Fıtıkları, Kesi (insizyonel) Fıtıkları, Karın ön bölgesinde yer alan fıtıklar hakkında birçok soruyu cevap arayacağız)

Fıtık Nedir?
Karın ön duvarında özellikle doğal zafiyet taşıyan, kasık, göbek, göbek üstü orta hat, böğür gibi bölgelerde karın duvarını oluşturan fascia denilen bağ dokusunda oluşan yırtılma (çatlama) sonucu oluşur. Karın içi organlarının (özellikle bağırsakların) karın içini örten bir zar dokusunun (periton) oluşturduğu kese ile karın basıncı arttığı durumlarda karın boşluğundan cilt altına doğru yırtılan bölgeden yer değiştirmesine fıtık denmektedir.

fıtıklar

Fıtıklar Neden Ve Nasıl Oluşur?
Karın duvarında yer alan zayıf bir noktadaki destek dokusunun yırtılması ile oluşur. Bu zayıf noktalar kasık, göbek veya göbek çevresinde olduğu gibi doğumsal zayıf alanlar veya geçirilmiş karın ameliyatlar sonucu sonradan zayıflayan bölgelerdir. Karın içi basıncının artmasına sebep olan kronik kabızlık, idrar yapma zorluğu oluşturan prostat büyümesi gibi sebeplerin yanı sıra, kronik akciğer hastalıkları veya sigara kullanmaya bağlı oluşan kronik öksürükler, karın içi asit birikmesi ile giden hastalıklar ve ağır yük kaldırma sonucu fıtıklar oluşmaktadır.

Fıtık Hastalarının Şikayetleri Nelerdir?
En önemli belirtisi şişlik şikayetidir. Bu şişlik ayakta veya hareketle belirginleşir. Yatarken çoğu zaman kaybolur. Erken dönemde karşımıza ağrı ile çıkar, özellikle sporcularda şişlikten önce eksersizle ortaya çıkan ağrıyla karşımıza çıkabilir. Yırtık bölgesinden ani olarak çıkan herhangi bir bağırsak ansı sıkışıp karın içine girmiyorsa bu durumda fıtığın boğulması söz konusudur. Bu durumlarda bağırsak tıkanıklığı oluşturur ve bulantı, kusma, karında şişkinlik, gaz çıkaramama şikayeti ile hastalar karşımıza gelirler.

kasık fıtığı

Fıtık Daha Çok Hangi Cinste ve Ne Sıklıkla Görülür?
Her 4 erkekten birinin tüm hayatı boyunca fıtık gelişme olasılığı vardır. Kadınlarda fıtık sorun %2 kadardır. Kısacası fıtık hastalığında kadın erkek oranı 1/8 – 1/12 kadardır. Çocukluk çağında fıtık oranı % 2-3 kadardır.

Fıtık Hastalığı Kalıtsalmıdır?
Bu soruya birçok hekim hayır cevabı verse dahi, Nisan 2013 tarihinde Hernia dergisinde yayınlanan 37 bin civarında vakanın tarandığı 7 ayrı çalışmadan çıkan sonuca göre fıtık hastalığı kalıtsal bir hastalıktır. Her ne kadarda hastalığının genetik geçiş paterni gösterilememiş olsa dahi ailesinde fıtık hastalığı olan kişilerde fıtık hastalığı görülme şansı daha yüksek bulunmuş, bu hastalarda ameliyat sonrası fıtıklarında tekrar etme ve erken tekrar etme risklerinin yüksek bulunduğu gösterilmiştir. Burada fıtık hastalığının kendisinden çok bağ dokusu zafiyetinin kalıtsal olarak aktarılması söz konusudur.

Karın Duvarında Fıtıklar Hangi Bölgelerde Görülürler?
Karın duvarında fıtıklar daha çok kasık (İnguinal) dediğimiz bölgede görülürler. Bu bölgede indirek, direk ve femoral olmak üzere 3 farklı tür fıtık oluşur. Göbekte ve göbek üzere orta hatta sık rastlanan fıtıklardır. Bunun yanında daha önce geçirilmiş bir ameliyat yarası varsa bu yaranın altında fıtık riski her zaman vardır. Ayrıca Spigelian, Lumbal, ve diğer nadir görülen fıtıklarda görülür.

fıtıkların genelde görüldüğü bölgeler

Fıtık Hastalarında Teşhis Nasıl Konulur? Hangi Hastalıklarla Karışabilir?
Fıtık Hastalıklarında teşhis %90 üzerinde hasta muayenesi ile konulmaktadır. Bunun yanında ultrasonografi, CT veya MR teşhis ve ayırıcı tanı için kullanılmaktadır. Kasık fıtıklarında tek başına muayene yeterli olurken, nadir görülen spigelian, obturator ve petit gibi fıtıklarda CT veya MR sık kullanılır. Özellikle çocuklarda klinik olarak tek taraflı fıtık ile başvurursa ultrasonografi ile çift taraflı olup olmadığı kontrol edilmelidir. Ayırıcı tanıda varikosel, kordon lipomları, büyümüş lenf bezleri, deri tümörleri, endometriosis, genital tümörler, osteitis pubis ve tendinitler düşünülmelidir.

Fıtık Tedavisi Nasıl Yapılmalıdır?
Fıtık kendi kendine düzelen bir hastalık değildir. İlaçla hapla da tedavi edilemez. Ağrı kesiciler fıtık hastalarının duyduğu ağrıyı bir miktar giderebilir. Özellikle küçük fıtıkların ciddi sorun çıkarma riskleri büyüklere göre daha fazladır. Dar çatlaklıklar bağırsak boğulmaları için daha büyük riskler taşır. Oysa geniş çatlaklıklar bağırsakların fıtık kesesine rahatlıkla girip çıkmasını sağlar buda daha az ağrı oluştururken, boğulma riskini azaltır. Bu nede ile fıtıkların tedavisinde ameliyat şarttır. Fıtıkların tedavisi ameliyatla yapılmalıdır.

Her Fıtık Hastası Ameliyat Edilmelimidir?
Avrupa Fıtık Derneğinin Yayınladığı erişkinde fıtık tedavisi Kılavuzluğuna göre özellikle şikayet oluşturmayan (asemptomatik) veya çok az şikayet oluşturan fıtıklar yakın kontrol edilerek ameliyat edilmeden gözlenebilir. Bu kişiler ağır kaldırmadan fıtıkları ile idare edebilen kişilerdir. Şikayet oluşturan tüm fıtıklar ameliyatla tedavi edilmelidir. Yeni doğanın göbek fıtıkları geniş değilse 4 yaşına kadar beklenmesi uygundur. Bir santim açıklığa kadar olan göbek fıtıklarının hemen hemen hepsi, 2 santim açıklığı olanların ise %75’i kendiliğinden 4 yaşına kadar kapanır.

Fıtık Hastaları Ameliyat Edilmezlerse Ne Tür Sonuçlar İle Karşılaşma Olasılıkları Vardır?
Ameliyat edilmemiş fıtıklar zamanla büyümektedir. Eğer bu erkekte bir kasık fıtığı ise fıtık kesesinin büyüyüp torbalara (skrotuma) kadar indiğini görmekteyiz. İleri derecede büyüyen fıtıklar karın içi organların fonksiyonunu bozabilmektedir. Ayrıca hastada hareket kısıtlılığına ve ağrılara yol açmaktadır. Bununla da kalmayıp tedavisi geciktirilen fıtıklarda daha sonra yapılan ameliyata bağlı komplikasyon gelişme ve tekrar etme oranı artmaktadır. Mutlak tedavi gerektirdiğinde ise tedavisi daha zor olmakta ve hasta ameliyat sonrası dönemi daha zor geçirmektedir. Tedavi edilmemiş erişkin fıtıklarında boğulma(inkarsersyon) riski %10 kadardır. Bu oran çocuklarda daha yüksektir.

Boğulmuş Fıtık Ne Demektir?
Fıtık kesesi içindeki organların özellikle bağırsakların karın duvarından çıktıktan sonra sıkışması ve tekrar karın içine dönememesine denir. Bağırsakların beslenmesi kısa süre içinde bozulacağından kangrenleşme olmaktadır. Dolayısı ile bu durum acil cerrahi gerektiren bir durumdur. Fıtık acil olarak tamir edilmeli ve bağırsaklar karın içine tekrar atılması sağlanmalıdır. Çocuklarda erişkinlere göre boğulma riski daha yüksektir.

Fıtık Hastalarında Hastaya Ve Hastalığa Göre En İyi Ameliyat Seçeneği Hangisidir?
Şikayeti olan 30 yaşından büyük tüm hastalar mesh (greft, yama) kullanılarak ameliyat edilmelidir. Eğer yama kullanılmayacaksa Schouldice türü fıtık onarımı tercih edilmelidir. Gerilimsiz (Linchenstein) ameliyatlar tek taraflı fıtıklar için tercih edilen yöntemdir. Tecrübeye göre tekrar etmiş (nüks) fıtıklar, iki taraflı (bilateral) fıtıklar veya kronik kasık ağrısı ile seyredenlerde laparoskopik fıtık onarımları tercih edilmelidir. Hasta tercihine bağlı olarak tek taraflı olanlarda da laparoskopik onarımlar yapılabilir. Hafif, geniş porlu yamalar fıtık onarımlarında tercih edilmelidir.
Genç, 18-30 yaş arası kasık fıtığı olan hastalarda da yamalı onarım artık önerilmektedir.
Kadın hastalarda da femoral fıtıkların sık görülmesine bağlı olarak açık yöntemle yapılanlarda fıtık ameliyatları nüksü yüksektir. Bu neden ile laparoskopik tercih edilmelidir.

Laparoskopik fıtık görüntüsü

Yama (greft, mesh) Ne Demektir?
Mesh ileri teknoloji ile üretilmiş yamadır. Bugün için ideale en yakın yama materyali olarak bilinen polipropilen (plastik) mesh, sadece kendi direnci ile fıtığa karşı koymamakta, aynı zamanda hastanın kendi dokuları ve hücreleri ile bütünleşerek oluşturduğu yeni ve güvenilir doku ile bu direncin kalıcı olmasını sağlamaktadır. Mesh kullanımı nüks oranını düşürmekle birlikte kendine ait bazı komplikasyonları oluşturmuştur. Bunlar kronik ağrı, enfeksiyon riski artışı, akıntı, erozyon, mesh kayması gibi yan etkilerdir.

Linchenstein fıtık tamiri

Fıtık Ameliyatlarında Ne Tür Anestezi Tercih Edilir?
Fıtık Ameliyatları Genel, spinal veya lokal anestezi ile yapılabilir. Genel anestezi kardiyak açıdan sorunlu hastalarda risk taşıması, tedavi maliyetlerini artırması, hastaların uyanır uyanmaz ağrı duymaları, uyandırılırken öksürme ve ıkınma nedeni ile tamir bölgesine basınç uygulaması nedeni ile en az tercih edilmesi gerekenidir. Lokal anestezi büyük olmayan fıtıklarda güvenle uygulanacak bir yöntemdir ve birçok avantajı vardır. Lokal anestezi, genel anestezi açısından risk grubunda olan, yani kalp veya akciğer sistemi gibi hayati mekanizmalarla ilgili yandaş hastalıkları olan bireyler için çok uygun bir seçenektir. Ameliyattan kısa süre sonra da evine dönebilir. Lokal anestezinin önemli bir üstünlüğü, bölgeden ağrı duyusunu taşıyan sinirlerin ameliyattan önce anestezik madde ile bloke edilmiş olması nedeniyle ameliyattan sonra ağrı seviyesinin çok düşük olmasıdır. Lokal anestezinin bir başka üstünlüğü ise, ameliyat sırasında fıtığın durumunun en doğru şekilde değerlendirilmesine olanak sağlamasıdır. Bu nedenle, lokal anestezi ile yapılan fıtık onarımlarında gözden kaçmış fıtık riski çok daha düşüktür. Damardan yapılan sakinleştirici (sedatif) ilaçlar da hastanın ameliyat süresince sakin kalmasını sağlar.
Çocuklarda ve kesi fıtıklarında genel anestezi tercih edilen yöntemdir.

Fıtık Onarımında Laparoskopik Teknik Hangi durumlarda Tercih Edilmelidir?
Laparoskopik teknik genel anestezi gerektirmesi nedeni ile gerilimsiz açık ameliyatlara göre bir dezavantaj oluşturmaktadır. Bununla birlikte nüks (tekrar etmiş), iki taraflı (Bilateral) fıtıklarda, beraberinde başka karın içi patolojilerinde olduğu safra kesesi taşı gibi durumlarda, karşı tarafta fıtık şüphesi veya kronik ağrı olan tek taraflı fıtıklarda ve kadın hastalarda önerilen yöntemdir. Günlük hayatına bir an önce dönmek isteyen hastalarda tek taraflı fıtık dahi olsa laparoskopik yöntem tercih edilmelidir. Göbek fıtıkları, spigelian herniler, kesi fıtıkları dahi günümüzde laparoskopik yöntemle yapılabilir.

Fıtık Ameliyatı Sonrası İyileşme Süreci Nasıldır?
Fıtık hastaları gerilimsiz açık yöntemle ameliyat edildiklerinde klasik gerilimli yöntemlere göre ortalama 4 gün, laparoskopik yöntemle ameliyat edildiğinde ise 7 gün daha erken iyileşmektedirler. Günlük hayatlarına ve işlerine laparoskopik yöntemle ameliyat edilen hastalar daha erken dönmektedirler. Bu süre 1 hafta kadardır. Laparoskopik yöntemle yapılan ameliyatlarda ameliyat sonrası ağrı daha kısa sürede ortadan kalkar ve ameliyat sonrası daha az ağrı kesiciye ihtiyaç duyulur. Fıtık ameliyatı sonrası ameliyat kesi hattının altında 2-3 ay kadar devam eden bir sertlik oluşur. Yara iyileşeme sürecinde bu sert doku kendiliğinden düzelir ve eski kıvamına döner.

Fıtık Ameliyatlarının Komplikasyonları Nelerdir?
Fıtık Ameliyatlarından sonra en sık karşılaşılan komplikasyon, yara yerinde kan birikmesidir (hematom). Açık yöntemle yapılanlarda laparoskopik yöntemle yapılanlara göre daha sık görülür. Bunların çoğu kendi kendine 2-3 haftada tamamen düzelir. Ağrılı geniş şişlik oluşturanları boşaltmak gerekebilir.

fıtık ameliyatı sonrası hematom
Seroma (sıvı birikmesi) karşılaşılan diğer bir sorundur. Laparoskopik yöntemle yapılanlarda daha sık görülür.6-8 hafta içinde kendi kendine kaybolur. Zorunda kalmadıkça boşaltılmamalıdır. İğneyle boşaltılan bazı hastalarda iltihaplanma görülmektedir.
Yara yeri enfeksiyonları fıtık ameliyatlarından sonra nadiren görülür. Görülme oranı %4’ün altındadır. Laparoskopik yöntemle yapıldığı zaman bu oran çok daha düşmektedir. Temiz yara sayıldığı için düşük risk gurubundaki acil olmayan hastalara ameliyat öncesi profilaktik antibiyotik bile önerilmez. Biz mesh kullandığımız tüm hastalara ameliyattan hemen önce tek doz profilaktik antibiyotik uygulamaktayız.
Fıtık ameliyatları sonrası idrar yapamama sorunu ile hastalar karşılaşır. Bu sorun anestezi türüne göre değişir. Lokal anestezi olanlarda sorun %,03 iken spinal anestezi de % 2,4, genel anestezide % 3 oranında görülür. Ameliyat öncesi hastaların idrar yaparak mesanelerini boşaltmaları çok nadir de olsa görülmesi muhtemel mesane yaralanmalarını azaltmaktadır.
Meshin yer değiştirmesi veya vücudun meshi kabul etmemesi nadir olarak karşılaşılan sorunlar arasındadır.
Orşit veya testis atrofisi, ince bağırsak zedelenmeleri, bağırsak tıkanıklıkları, damar yaralanmaları nadir görülen diğer komplikasyonlardır.
Ameliyat sonrası ameliyat yerinde kronik ağrı can sıkıcı bir durumdur ve %10-12 hastada görülmektedir. Ameliyat sonrası 3 aydan uzun süren ağrı olarak tanımlanır. Ameliyat öncesi kronik kasık ağrısı olanlarda, ameliyat sonrası çok şiddetli ağrı hissedenlerde, nüks fıtık tamirleri sonrası, kadın ve genç hastalarda daha çok görülür. Laparoskopik onarımda kronik ağrı, hissizlik ve uyuşukluk gibi şikayetler daha az görülmektedir.

Fıtık Ameliyatı Sonrası Tekrar Etmesi (Nüks) Sözkonusumudur?
Fıtık ameliyatlarından sonra hastalığın tekrar etmesi mümkündür. Bu oran genelde %3,8 kadardır. Kadın hastalarda laparoskopik yöntem yerine açık yöntem kullanılırsa tekrar etme oranları artmaktadır. Laparoskopik ameliyatların öğrenme dönemlerinde tekrar etme oranları daha yüksektir. Bununla birlikte Lichtenstein ve laparoskopik yöntemin dikişli gerilimli yöntemlere göre tekrar etme oranı daha düşüktür. Schouldice fıtık onarımı, dikişli, gerilimli yöntemler arasında nüks oranı en düşük olanıdır. 18-30 yaş arası mesh kullanmadan yapılan fıtık tamirlerinde bile nüks oranı %5 üzerindedir.

Fıtık Ameliyatı Sonrası Hastalar Günlük Hayatlarına Ne Zaman Dönerler?
Fıtık ameliyatları sonrası hastalarda hareket kısıtlaması eskisi kadar uzun süreli önerilmez. Gerilimsiz (Lichtenstein) ve laparoskopik ameliyatlar sonrası hastaların birkaç gün içinde rahat hareket ettiği görülmektedir.
Ameliyattan bir hafta sonra eğer laparoskopik yöntemle ameliyat yapılmışsa hastaların %82, Linchenstein yöntemiyle yapılmışsa %64’ünün, dikişli bir yöntemle yapılmışsa %33 araba sürebildiği görülmüştür.
Hastaların %75 bir hafta içinde günlük alış verişlerini yapabilir durumdadırlar. Yalnızca eksersiz ve ağır eşyaları kaldırmaları 2-3 hafta yasaklanması uygundur.

  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  

Leave a Comment

*

*